16 Ocak 2015 Cuma

2 Gün 2 Yıl

                                                              Tekrar ben...

    Eminim bunca zamandır nerede olduğumu merak etmişsinizdir. Evet bir blog sayfası açıp "heyo biz gerçekten buradayız" demem yaptığım en mantıklı iş değildi. Endişelenmeyin bunu yaptığım için sizin zaman diliminizle 2 seneyi karanlık zindanlarda geçirmedim. Aslında sadece "Saklı Diyar"a geçiş yapmam gerekti ve bu sadece 2 gün önceydi:) inanın "Saklı Diyar"la burası arasında böyle zamansal bir uçurum olduğundan haberim yoktu. Aslında Saklı Diyar öyle herkesin elini kolunu sallayarak gittiği bir yer değil. Bütün konseylerin toplandığı ve içimizde konseye girebilecek yetenekleri olanların eğitim gördüğü bir yer. Ve evet blog sayfası yüzünden çağrıldım ve olabilecek en ağır cezayı beklemeye başladım. Dönüşümümü sizinle paylaştığım yazımda bahsettiğim "asla kızdırılmaması gereken" gökyüzü gibi gözleri olan kadın var ya hani "Cadılar Konseyi" başkanı olan. Işte onu kuyruğuna basılmış kedi gibi çıldırtmayı başarmışım. Burada gerçek kimliğini açık edip kendimi yıldız tozuna dönüştürmeye niyetim yok. Şimdilik biz ona Sky diyelim. Bu arada kediydi kuyruktu derken cidden cezamı ikiye katlayacağım sanırım.

    Neyse nerde kalmıştık biz. Hımmmm evet 13 Şubat gecesi sabaha karşı sis kokusuna uyandım. Sis kokar mı demeyin çünkü en yakın tarifi bu ve ben daha ne olduğunu bile anlayamadan loş bir ışık etrafımı sardı. Son hatırladığım şey nerden geldiğini göremedim fısıldaşmalardı.

    Kuş tüyü bir yatakta ya da bir zindan da hatta bir uçurumun kenarında uyandığımı düşünebilirsiniz. Ama ben her zaman ki gibi olmazı başarıp gidip Elf tapınağın da uyandım. Sonrasın da neler mi oldu? Yarını bekleyin. Endişelenmeyin en fazla 2 yıl sonra görüşürüz:-)


Şimdilik Ayışığında ve Sihirle kalın:-)
Tekrar görüşeceğiz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder